Yaşlılık döneminde görülen, yorgunluk, halsizlik, konsantrasyon bozukluğu, unutkanlık, dikkat ve ilgi kaybı, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları gibi sorunlar yaşlılığın bir sonucu olarak görüldüğünde depresyon belirtileri gözden kaçabilir. Belirtilerin depresyonla ilgili olup olmadığı iyi gözlenmelidir. Buna uygun tedavi yöntemleri belirlenmelidir. Fark edilmeyen yaşlılık depresyonu sosyal ilişki sorunları ve fiziksel hastalıkların artması ile sonuçlanabilir.
Yaşlılık dönemi depresyonun nedenlerine bakıldığında, sosyal desteğin az olması, düşük sosyoekonomik durum, gençlik dönemindeki psikolojik yapı, genetik yatkınlık (aile üyelerinde depresyonun görülmesi), yakınlarını kaybetmek, yas, travma durumları, olumsuz benlik algısı, kronik rahatsızlıklar, emeklilik, şehir değişikliği, huzur evi gibi evi dışında bir yerde yaşaması (çocukları tarafından sırasıyla bakılması) gibi durumlar depresyonun ortaya çıkmasında etkili olabilir.
Yaşlılık depresyonu olduğunu gözlemlediğimiz kişi için tedaviye en kısa sürede başlanmalıdır. Gençlerde olduğu kadar yaşlılarda da depresyon tedavisinde başarı sağlanır. Depresyon tedavisinde ilaç tedavisi ile birlikte sağlanan psikoterapi desteği, kişinin değişen duygu-düşünce-davranış modellerini hayatına adapte etmesini sağlamaktadır. İlaç ve psikoterapi birlikte uygulandığında tedaviye yanıt alma oranı da artar. Yaşlılıkta fiziksel rahatsızlıklarda kullanılan diğer ilaçların olması sebebiyle bazen ilaçsız, sadece psikoterapi yöntemi ile de depresyon tedavisi uygulanır. İlaç tedavisine yanıt vermeyen kişilerde şok tedavisi de uygulanmakla birlikte demans ile eşlik eden bir depresyon var ise şok tedavisi etki etmeyebilir. Kişiyi değerlendirecek Psikiyatri uzmanı tarafından ilaç ve psikoterapi yöntemlerine yönlendirilmeleri yapılır. Depresyon tedavisinde haftalık seanslardan oluşan bir program uygulandığı için kişideki değişimler sağlıklı şekilde gözlemlenmekte ve müdahale edilmektedir. Yaşlılıkta depresyon tedavisinde en önemli alan hareket ve yeterli beslenmedir. Yeterli beslenme ve hareket sağlandığında depresyon ile başa çıkma kolaylaşmaktadır. 50 yaş üstü her bireyin üretkenliğini geliştirecek alışkanlıklar kazanması, yaşanabilecek psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkları önleyici olacaktır.
Bakıcı ve çocukların yanında yaşayan yaşlılar, depresyon tanısı almış ise, kişi ile daha fazla vakit geçirilmeli ve onun yaşadığı duygu durumları anlamaya çalışılmalıdır. Depresyondaki yaşlı, yaşadığı duyguların anlaşılamayacağını hissettiği için paylaşmaktan çekinebilir. Sadece şikâyetlerini dinlemek bile onların kendilerini iyi hissetmesine neden olur. Depresyon tedavisi için zamana ve sabra ihtiyaç vardır. Tedavi edilmeyen depresyon, haftalar hatta yıllar boyu sürebilir.