Bahçeşehir Üniversitesi Tıp Fakültesi
Genel Cerrahi AD Öğretim Üyesi
Steatohepatit gelişimi karaciğerde devam eden iltihabi reaksiyona bağlı aynen iyileşen bir yara dokusunda görüldüğü gibi nedbeleşmeye yol açar. Karaciğerin yapısı bozularak sertleşir ve bu durum siroz hastalığına ilerleyebilir. Siroz hastalarında beklenen ciddi bir komplikasyonda karaciğer kanseri gelişme riskinin artmasıdır. Tıbbi araştırmalar, insulin direnciyle yağlı karaciğer hastalığı arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Burada, vücut yeterli insulin salgılasa dahi organlar bunu kullanamaz, glukoz (kan şekeri) birikimi olur ve metabolize edilemeyen fazla glukoz da yağa çevrilerek depolanır.
Yağlı karaciğer hastalarının çoğunluğunda belirgin şikayet saptanmaz. Karaciğerde aşırı yağlanmaya bağlı iltihap gelişimi steatohepatit denilen tabloya yol açarsa hastada şikayetler başlar. Başlangıç bulguları genel olarak halsizlik, yorgunluk, karnın sağ üst tarafında dolgunluk, ağrı görülebilir ve iltihabi hastalık sinsice ilerler. Bu hastalarda ileri dönemde karaciğer sirozu gelişebilir. Karaciğer sirozu gelişen hastalarda görülebilen durumlar ise; sarılık (gözlerin beyaz kısımlarının ve cildin sararması), karında sıvı toplanması (asit), el ve ayaklarda şişkinlik, çabuk yorulma ve kolay yaralanma, morarma ile ileri dönemde; şuur bulanıklığı, uykulu hal ve karaciğer komasıdır.
Aşırı halsizlik, yorgunluk, sarılık, karında şişkinlik, vücutta çok kolay morluk oluşması gibi şikayetleri olan hastaların ileri tetkik için doktora başvurması gerekir. Bu şikayetler mutla karaciğer yağlanması ya da siroz hastalığından kaynaklanmaz. Ayırıcı tanı için ileri tetkikler yapılarak bu durumlar başka hastalıklardan ayrılabilir.
Uzman doktor değerlendirmesinde yağlı karaciğer hastalığı düşünüldüğünde doktorunuz sebep olan nedenler ve risk faktörlerini bulmaya çalışacaktır. Burada başlıca; alkol kullanımı, ilaçlar, geçirdiğiniz hastalıklar (özellikle viral hepatitler A, B, C), diyabet ve diğer ilgili durumlar sorgulanır. Fizik muayene de karaciğer de büyüme, sarılık, kas erimesi, saçlarda incelme, cilt damarlarında örümcek ağı gibi görünümler, dalak büyümesi olup olmadığı değerlendirilir. İleri test ve tetkikler olarak; kan testleri, karaciğer yağlanması ve bunun ayırıcı tanısı için bir dizi detaylı tetkik gerekir. Bunlardan başlıcaları karaciğer fonksiyon testleri, transaminazlar (AST, ALT), bilirubin, alkalen fosfataz ve GGT, kan şekeri ve kan yağları, glukoz, kolesterol ve trigliserid düzeyleri incelenir. Radyolojik tetkikler olarak; ultrasonografi karaciğer yağlanmasını değerlendirmede önemli başlangıç tetkiklerindendir. Ucuz ve kolay ulaşılabilir tetkik olma avantajı vardır, ancak değerlendirmesi deneyim gerektirir. Bilgisayarlı tomografi ve magnetik rezonans tetkikleri ise ileri testler olup karaciğer yapısının detaylı incelenmesini sağlarlar.
Ülkemizde toplumda yağlı karaciğer hastalığının sıklığının %15-25 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Karaciğerde yağlanması olanların %80’inde hiç bir ciddi sağlık sorunu gelişmediğini bilinmektedir. Ancak olguların %10-20’sinde hastalığın ciddi formu olan alkole bağlı olmayan karaciğer iltihabı (NASH) gelişebilir. Bu hastaların; %70‘den fazlası obezdir, %75‘in de şeker hastalığı görülebilir, %50‘sin de kolesterol yüksekliği görülebilir.
Yağlı karaciğer hastalığı, NASH = yani alkole bağlı olmayan karaciğer iltihabına yol açarsa karaciğerde devamlı ve tekrar eden iltihabi reaksiyona bağlı; geri dönüşsüz, karaciğer yapı ve fonksiyonlarının bozulmasıyla karakterize karaciğer sirozuna neden olabilir. Bu noktadan sonra hayatı tehdit eden komplikasyonlar gelişme riski her yıl artar. Bu hastalarda karaciğer sirozunu takip eden ve ölümcül sonuçları olan karaciğer kanseri (hepatosellüler kanser, HCC) gelişimidir. Karaciğer kanserinin en iyi tedavisi karaciğer naklidir, ancak nakil hastalık erken evrede tespit edilirse yapılabilir.
Karaciğerde iltihabi hücrelerin bulunması, bağ dokusu gelişimi ve doku değişimine bağlı sertlikler ile karakterize yaygın ve kronik bir hastalıktır. Siroz bir kere geliştiğinde, karaciğerin yapı ve organizasyonu bozulur, karaciğer işlev göremez veya çok az işlev görebilir. Siroz hastalarında aşağıdaki komplikasyonlar gelişirse buna dekompanse karaciğer sirozu denir. Sarılık ve kaşıntı, varis kanamaları, asit ve peritonit, karaciğer koması (şuur kaybı), karaciğer kanseri, dekompanse karaciğer sirozu gelişen hastalarının vakit geçirmeden bir karaciğer nakli merkezine başvurmaları ve nakil için değerlendirilmeleri gerekir.
Amerikan Karaciğer Çalışmaları Derneği yağlı karaciğer hastalığının takip ve tedavisinde aşağıdaki önerilerde bulunmaktadır. Fiziksel aktivitenin arttırılması ve düşük kalorili diyetle beraber kilo kaybı karaciğerdeki yağlanmayı azaltır. Bunun için vücut ağırlığının en az %5‘ini vermek gerekir. Karaciğerdeki iltihabın gerilemesi için ise vücut ağırlığının en az %10‘unu vermek gerekir. Alkole bağlı olmayan karaciğer iltihabı (NASH) olan hastalarda günlük 800 IU E vitamini tedavisinin faydası gösterilmiştir. Şeker hastalığı olanlarda bu tedavi önerilmez. Omega-3 yağ asitleri (balık yağında bulunur), kan yağları yüksek (trigliserid) hastalarda tedavide kullanılabilir. Bu hastalar düzenli ve çok miktarda alkol tüketmemelidirler. Alkole bağlı olmayan karaciğer iltihabı (NASH) olan hastalar karaciğer kanseri gelişimi riski açısından düzenli kontrol edilmelidirler. Alkole bağlı olmayan karaciğer iltihabı (NASH) olan hastalar varis kanaması gelişimi açısından endoskopik olarak düzenli kontrol edilmelidirler.
Karaciğer nakli karaciğer sirozu ve karaciğer kanseri gibi hastalıkların günümüzde en seçkin tedavi yöntemidir. Karaciğer nakli kadavradan ve canlıdan olmak üzere iki kaynaktan yapılabilir. Karaciğer naklinde hastanın karaciğeri çıkartılarak onun yerine yeni karaciğerin damar ve safra yolları tekrar birleştirilmek suretiyle nakledilir. Ülkemizde organ bağışı oranlarının yeterli olmaması nedeniyle kadavradan nakil yerine canlı vericili karaciğer nakli sıklıkla yapılmaktadır. Canlı vericili karaciğer nakli sadece hasta için değil, sağlıklı ve gönüllü bir verici içinde risk taşıdığı için deneyimli merkezlerde yapılması gereklidir.