KOVID-19 için son iki yıl içerisinde kullanıma giren ve yaygın olarak kullanılan aşılar içerisinde, hastalığa karşı koruma potansiyeli ve ağır hastalığı engelleme etkisi en yüksek olan aşılar mRNA aşılarıdır. Bugüne kadar dünya genelinde 5 milyar dozdan fazla uygulanmış olan mRNA aşıları genel olarak çok güvenli kabul edilmektedir. Aşı yerinde ağrı, ateş, kas ağrısı gibi nispeten sık görülen yan etkileri olmakla birlikte bu yan etkiler kısa süre içinde kendiliğinden düzelmektedir. Lenf bezlerinde şişlik ve genç erkeklerde kalp kası-kalp zarı iltihabı gibi nadir görülen yan etkiler de çoğunlukla tedavisiz ayaktan izlemle iyileşmektedir. Bu durum hem faz çalışmaları hem de ardından yapılan pek çok gerçek yaşam verisi sunan çalışmayla kanıtlanmıştır.

KOVID-19 aşı uygulamalarının başlamasıyla zaman zaman gündeme getirilen ve son günlerde yazılı ve görsel basında daha sık yer alan, mRNA aşılarının kalp krizi başta olmak üzere çeşitli kalp-damar hastalıklarını artırdığına, kalp ve dolaşım sisteminde pıhtılaşmaya neden olduğuna dair haberler bilimsel gerçekliği yansıtmaktan uzaktır. Geliştirilen her yeni aşı gibi KOVID-19 aşılarında da gerçek yaşam uygulamalarının uzun süreli takiplerinde faz çalışmalarında rastlanmayan nadir bazı yan etkiler saptanabilir. Fakat günümüz literatür bilgileri ışığında bu zamana kadar yapılan çalışmalar ve 2 yıla yaklaşan gözlem süresi değerlendirdiğinde mRNA aşılarının kalp damar sorunlarına (pıhtılaşma, kalp krizi vb.) neden olduğuna dair bilimsel bir kanıt ortaya çıkmış değildir. Aksine kardiyolojik olarak riskli bireylerde KOVID-19’un kendisinin ağır seyir ve pıhtılaşma gibi kalp damar sorunlarına neden olduğu çok sayıda olgu bildirimi, gözlemsel ve karşılaştırmalı bilimsel çalışma ile kanıtlanmış olup bu bireylerde aşının uygulanması riskleri azaltmaktadır.
Nitekim içinde bulunduğumuz yıl içinde oldukça önemli dergilerde yayımlanan ve milyonlarca aşı olmuş-olmamış kişideki sonuçları karşılaştıran araştırmalarda; mRNA aşılarının pıhtılaşmaya neden olmadığı, KOVID-19 geçirmenin bu yönde önemli bir risk oluşturduğu saptanmış, ayrıca KOVID-19’a karşı aşılanmanın kalp krizi ve felç (inme) sıklığında azalma ile ilişkisi olduğu gösterilmiştir.
Tüm bu veriler ışığında vatandaşlarımızı bilimsel otoriteleri takip etmeye, bireysel sağlıkları, toplum sağlığı ve pandeminin kontrolü için aşı şemalarını tamamlamaya, yetkilileri ise aşı konusunda net mesajlar vermeye, daha kararlı bir şekilde ve etkili aşılama çalışması yapmaya çağırıyoruz.
Saygılarımızla