Özel Flavius Polikliniği Medikal Estetik Hekimi
Öncelikle ciltteki ve bedendeki sorunları oluşturan temel problemler, eksiklikler tespit edilmeli ve bu tespit unsurları azaltılmalı ya da ortadan kaldırılmalıdır. Böylece yaşanan problemlerin büyümesi otomatik olarak sona erer. Ardından mevcut problemlerin küçültülmesi veya yok edilmesine yönelik tedaviler veya yaklaşımlar planlanmalıdır. Böylece sorunlarımız da en aza indirilmiş veya yok edilmiş oluyor. Son olarak da elde edilen başarının gelecekte daha fazla süreyle yaşaması ya da kalıcılığının sağlanmasına ve korumaya yönelik kontrollerin ve tedavilerin planlanması gerekiyor.
Kişinin problemlerinin çok ya da az sayıda olması, birçok problemin bir arada görülmesi, dolayısıyla problemleri doğuran etkenlerinde farklılıkları dikkate alınırsa herkesin farklı bir tedavi programına ihtiyacı olduğu kaçınılmaz. Ayrıca kişilerin kendi adlarına tedavileri belirleyip klinikleri ya da hekimlerinden talep etmeleri son derece hatalı. Örnek olarak zaman zaman hastalar lazer veya botox yaptırmak istediklerini ifade ederek kliniklerdeki hekimlerle bir araya gelmekteler, aslında hasta hekim ilişkisinde güzel olan husus bu problemleri yaşayan kişilerin cildine, estetiğine, bedenine ve güzelliğine önem veriyor olması ve geleceğine yönelik yatırım ihtiyacı olduğuna inanması. Hekim tarafından tedavi talep eden kişilerin cilt ve cilt altı dokularının tümünde gerekli iyileştirmeleri sağlayan ama kişiye zarar vermeyen metotlarla zenginleştirilmiş kişiye özgü tedavi programları hazırlanmalı.
Hekimlerin ise mutlaka kişilerin isteklerini yabana atmadan, cildi veya bedensel unsurları inceleyerek, sorunları görerek ve hazırlayıcı faktörleri tespit ederek hastasını bilgilendirmesi ve ona göre de gerekli tedavileri önermesi gerekiyor. Böylece gerçek sorunlarını öğrenmiş ve tedavilerden neler elde edebileceği konusunda bilgilenmiş, pozitif hastalar yaratılabilir ve kişilerin tedavi verimlilikleri de artırılabilir.
Kişiye özgü tedavi programları için ihtiyaç duyulan toplam süre her bir kişi için farklı olmakla birlikte genellikle 3 – 4 ay arasında değişmekte. Bu süre içerisinde çeşitli metotlar bir arada hastaların dokularına haftada bir veya iki haftada bir, 45 – 60 dakika süren uygulamalar dahilinde yapılıyor. Bu süreç sonrası kişilerin sosyal hayatlarını olumsuz yönde etkileyen bir sorun oluşmuyor, tedaviler ağrısız, risksiz, izsiz ve konforlu koşullarda gerçekleşiyor. İlk haftadan itibaren kişilerin çevresindekiler ciltteki ve bedendeki olumlu değişimleri izlemeye başlıyorlar.
Güzellik ve estetikte uygulamaya karar veren hekimlerin uygulama yapacakları kişilerin sonuçlarının bu kişinin yaşamına sağlayacağı katkıların neler olabileceğini mutlaka hastası ile paylaşması gerekiyor. Ayrıca sanatsal bir bakış açısıyla hekim kişinin naturel görünümünü bozmadan yapılması gereken uygulamalar ile bu uygulamaların hangi etkileri oluşturacağını gerek bilgi bazında, gerekse de görsel materyallerle kişilere ifade etmesi, dolayısıyla gerekli yönlendirmeleri yapmaları son derece önemlidir.
Kozmetik endüstrisi dünyada çılgınca büyüyor. Eczane raflarından parfümerilere, magazin köşelerinden bilimsel kongrelere kadar her türlü sorunun içerisinde mutlaka kozmetiklerin uygulanmasına yer açılıyor. Ancak tüketicileri yanıltan, abartılı özlerle ve görüntülerle gençlik vadeden kozmetiklere dikkat. Çünkü kozmetiklerin sadece % 5 – 6’lık kısmı cildin yüzeyel tabalarına ulaşabiliyor, dolayısıyla etkinlikleri son derece düşük. Bu demek oluyor ki kozmetikler cildimizi nemlendirebilir, besleyebilir, destekleyebilir, çevre etkilerinden koruyabilir ama hiçbir zaman tek başına isteklerimizi karşılayamaz veya tedavi edemez.