Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi
Göğüs Hastalıkları AD Öğretim Üyesi
Uyku sırasında saatte 5’den fazla uykuda solunum bozukluğu olayı (AHİ>5/saat) ve birlikte klinik belirtilerin olması ya da klinik belirtiye bakılmaksızın 15’in üzerinde olması (AHİ>15/saat) “tıkayıcı uyku apne hastalığı” ya da sendromu olarak adlandırılır.
Erkeklerde kadınlardan 2-3 kat daha fazla görülür. Erkeklerde %15, kadınlarda %5 gibi oranlardan söz edilmektedir.
Bu hastalığın gelişmesinde önemli risk faktörleri şişmanlık ve yaştır. Ayrıca erkek cinsiyet, genetik yapı, sigara ve alkol alışkanlığı da hastalık gelişimi ve şiddeti açısından önemli risk faktörleridir. Hastaların yaklaşık %70’inin şişman olduğunu görüyoruz. 50 yaş üzeri boyun çevresinin erkekte 43 santimin kadında 40 santimin üzerinde olması risktir. Bunun dışında diğer anatomik faktörler; alt çenenin küçük ve arkaya doğru olması(mikrognati, retrognati), dilin büyük olması, üst solunum yolu girişinin dar olması, bademciklerin büyük olması, yumuşak damağın sarkması, küçük dilin büyümesi gibi anatomik risk faktörleri hastalıkta rol oynayabilir, ayrıca hipotiroidi, Akromegali gibi endokrin faktörler de rol oynayabilir.
Hastalar genellikle horlama, eşi tarafından tanımlanan tanıklı apne (eşinin uyku sırasında nefesinin durduğuna tanık olması) ve gündüz aşırı uyku hali yakınmaları ile hekime başvururlar. Uykuda boğulma hissi, sıçrayarak uyanma, sabah dinlenmemiş olarak uyanma, gece terleme özellikle başın terlemesi gece sık idrara çıkma çok görülen yakınmalardır. Mideden yemek borusuna doğru olan reflüyü bu hastalarda sık görmekteyiz. Hastalarda yorgunluk, güçsüzlük, halsizlik, baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, hafıza bozukluğu ve unutkanlık, libido azalması(cinsel isteksizlik) gibi bir çok yakınmalar olabilir.
Uyku apnesine yönelik anketler (STOPBANG gibi), gündüz uykuluğu sübjektif değerlendirmeyi sağlayacak Epworth Sleepiness Scala (ESS) gibi anketler ile hasta bu konuda uzman bir hekim tarafından değerlendirilmelidir. Kesin tanıyı koyabilmek amacıyla hastayı bir gece uyku laboratuvarında yatırarak Polisomnografi yapmak gerekir. Taşınabilir sistemlerle hastanın evinde de kısmi parametrelerin incelenebildiği poligrafi de yapılabilir. Uyku da oluşan apneler ve hipopneler den oluşan uykuda solunum bozukluğu olayları ve oksijen seviyesi takibi ile oksijen azalmaları tespit edilir ve bu şekilde hastalığın tanısı konulur ve ağırlığı saptanır.
Gece uykuda oluşan nefes durmaları ve azalmaları oksijen de azalmalara sebep olur. Bu durum kalp damar sistemi ile ilgili negatif sonuçlara yol açabilir. Bu hastalarda geceleri uyku kalitesi bozulur, bölünmüş uykuya sebep olur. Gündüz aşırı uyku hali olur; uygun olmayan yer ve zamanda hastaların uykusu gelir. Gündüz aşırı uyku hali özellikle sürüş emniyeti ile ilgili problemlere yol açmaktadır ve trafik kazası riski bu hastalarda 2.5 kat artmıştır. İş kazaları da bu hastalarda sık olarak görülmektedir. Gündüz uykulu olma hali hastanın konsantrasyonunu bozar, hafızayı zayıflatır ve unutkanlığı yol açar. Duygu durum değişikliklerine neden olabilir.
Uyku apne sendromu hipertansiyonun bağımsız risk faktörlerinden biri olarak tanımlanmıştır. Hastaların yarısından fazlasında hipertansiyon mevcuttur. Dirençli hipertansiyon dediğimiz bir hipertansiyon şekli vardır ki bu hipertansiyonun %90 nedeni uyku apne sendromudur. Bunun dışında çeşitli kalp ritim bozuklukları oluşabilir çok önemli bir durumdur ve bu aritmiler bazen ani ölüm bile yapabilir. Koroner arter hastalığı, inatçı aritmiler, kalp yetmezliği bu hastaların yarısından fazlasında bulunmaktadır. Yine santral sinir sistemi damar sistemi ile ilgili inme olayları sıktır.
Hastalarda kilo almaya eğilim sıktır ve %70 i şişmandır. İnsülin direnci, ikinci tip diyabet hastalığı(yetişkin tip şeker hastalığı), psikiyatrik hastalıklar, beyin ve sinirlerde hasar oluşturan hastalıklar hatta Alzheimer da bile etkisi olduğuna dair yayınlar vardır. Libido azalması (cinsel isteksizlik) yapabilir.
Genel önlemler, altın standart dediğimiz PAP tedavisi (havayoluna pozitif basınç uygulayan solunum cihazı), (CPAP, APAP ,BPAP vb.), diş hekimliğinin uygulayacağı ağız içi araçlar, kulak burun boğaz uzmanınca yapılacak cerrahi tedaviler, bunların kombinasyonları tedavide uygulanan yöntemlerdir. Son zamanların güncel konusu bireyselleştirilmiş tedavi yöntemleri sıralanabilir.
Genel önlemlerden; şişman hastalarda diyet ile kilo verme işe yarayabilir. Uyku sırasında yan yatma biraz başı yükselterek yatma rahatlatabilir. Aktif yaşam yapabildikleri kadar spor, sigara ve alkolün bırakılması önerilir.
Altın standart tedavisi olan PAP (bir maske ve hortum aracılığı ile hastaya pozitif basınçlı hava veren cihaz) tedavisidir, genellikle CPAP verilir verildikten sonra cihaza uyum çok önemlidir ilk bir hafta ve bir ay hastalar dikkatle takip edilmelidir. İdeal olarak hastaların cihazı uyudukları müddetçe kullanması önerilir. PAP tedavisi hastalığın oluşturduğu tüm olumsuz etkileri azaltır veya ortadan kaldırır.