Özel Flavius Polikliniği
Sigara içenlerde dudaktaki kaslar güçlenerek dudakların büzülmesi, sigaradaki nikotin ve diğer zehirlerden dolayı dudak dokusunun sağlığının bozulması, yenilenme gücünün düşmesi ile derin çizgilerin oluşması sıklıkla görülen olumsuz etkiler. Nlite V Lazer Sistemi, botox ve ilave olarak naturel hyaluronik asit içeren Amalian dolgu maddesi ardı sıra kullanılarak dudaktaki bu olumsuz etkiler küçültülebiliyor, dudak daha genç ve daha estetik hale getirilebiliyor.
Yaşla beraber yüzde azalan cilt altı yağ dokusunun oluşturduğu çökmeler yerine konsantre natürel hyaluronik asit içeren Amalian konsantre ürünleri cildin derilerine bırakılarak istenen estetik sonuçlar elde edilebilmektedir. Bu sistem dokulara sadece hacim kazandırmıyor, aynı zamanda natürel hyaluronik asitin yoğun su bağlama yeteneği sayesinde cilde dirilik ve gençlikte katıyor.
Karın, göbek, bel, basen, üst kollar ve diz iç kısımlarında yerleşmeye meyilli yağlar için bölgesel kriolipoliz denilen dokulardaki yağların dondurularak metabolizmaya kazandırılmasını sağlayan bir teknoloji uygulaması gerçekleştiriliyor. Burada önemli nokta cildin esnekliğinin ve sertliğinin kriolipoliz için uygun olması ve bu uygunluk ile sayılan tüm sorunlu bölgelere uygulama yapılabiliyor.
Kışın kilolar alınıyor, selülitler belirginleşiyor, sarkma problemleri artıyor. Bahar geldiğinde ise bu problemlerin nasıl çözümleneceği yolunda insanlar çare arıyor. İtalyanların geliştirdiği Slim Up sistemindeki kızıl ötesi ışınlar yağların metabolizmasını sağlarken vücuda dost elektrik akımları da kasları güçlendiriyor, cilt sıkılığını artırıyor, birikmiş sıvıların uzaklaştırılmasını sağlıyor. Özellikle bölgesel yağ fazlalıklarında ise şişmiş yağ hücreleri lipokavitasyon ve infraruj metodu ile etkisiz hale getiriliyor. Elektroporasyon metodu ile de dokudaki yağlar, toksinler dokulardan uzaklaştırılıyor.

Selülit bayan erkek herkesin ortak problemi ve lenf sıvılarının hareketsiz bölgelerde birikmesi başlıca neden. Bu bölgelere uygulanan Lavatron radyodiyatermi metodu sayesinde dokular derin olarak harekete geçiriliyor ve ısıtılıyor, böylece hem birikmiş sıvıların içerisindeki yağlar metabolize ediliyor, hem birikmiş sıvılar uzaklaştırılıyor, hem de dokuların elastikiyeti geliştiriliyor.
Dövmelerin yaptırılması kadar çıkarılması da oldukça büyük bir zorluk arz ediyor. Dövmelerin çıkarılmasında aktif Q anahtarlı lazerlerden özellikle Güney Korelilerin geliştirdiği Q Master Plus lazer sistemi oldukça başarılı görülüyor. Bu sistem derinlerdeki pigmentleri cilde zarar vermeden patlatıyor ve emilmesini sağlıyor. Bunun için birkaç seans genellikle yeterli olmakla birlikte bazen daha uzun seanslar gerekebiliyor.
Ameliyat izleri, yara yanık izleri ve sivilce izleri ise yaşamımız boyunca taşımak zorunda kaldığımız problemler. Bu izlerin kaldırılması % 100 olarak mümkün olmasa dahi, belli belirsiz hale getirilebiliyor. İngilizlerin geliştirdiği Nlite V lazer sistemi izlerin küçültülmesi için son derece etkin bir sistem olarak görülüyor ve ayda bir gerçekleştirilen seanslar halinde tedavi yürütülüyor.
Kozmetiklerin cilt üzerindeki bakım etkileri artık günümüzde geliştirme, yenileme, koruma ve geleceğe yatırım etkilerini de beraberinde taşımaya başladı. Bu etkileri bir arada barındıran kozmetikleri ise ünlü Fransız Beautymed ve yenilikçi İtalyan Galenia firması üretiyor. Bu markalar özellikle içerisinde yaşlanmış göz çevresi için yüksek miktarlarda yenilikçi birleşenleri barındırması sebebiyle kozmetik sektöründe ilgi odağı olmayı başarmış gözüküyor. Yaşlanma karşıtı olarak geliştirilen hegzapeptidler ve hyaluronik asitler ile cilde; gençleştirme, parlak görünüm verme, nemlendirme ve anti-oksidan etkiler kazandırılmaktadır. Hegzapeptidler ve hyaluronik asitler birbirleri ile sinerjik bir biçimde çalışarak lipid bariyerini güçlendirir ve yaşlanmanın görünen etkileriyle savaşmaktadır.
Her bireyin problemleri farklıdır, dolayısıyla problemleri doğuran nedenlerde farklıdır. Yaşlanma karşıtı terapiler de önemli olan ilk adım ciltteki problemleri doğuran nedenleri tespit edip ortadan kaldırmak veya küçültmektir. İkinci adım ise kişiye zarar vermeyen, cildin alt yapısını güçlendirecek ve problemlerini de küçültecek terapileri planlamaktır. Üçüncü adımda ise gelecekte cildin yaşayabileceği risklere karşı cildin gücünü artıracak terapileri planlamaktır. Son olarak ise cildin içerisindeki uyuyan fabrikayı canlandıran bu adımlarda cildin ihtiyacı olan maddeleri (vitamin, mineral, element, besleyiciler vs.) bakımlarla cilde kazandırmaktır. Bu klinik bakımların paralel olarak evde de sürdürülmesi son derece önemlidir.