Özel Parla özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Yöneticisi
Bu durumun sonucu olarak içinde yaşadıkları gerçek dünyadan giderek daha fazla uzaklaşıyor. Oyun arkadaşları yerine tabletleri tercih ediyorlar, anne babaları ile sohbet etmek yerine odalarında teknolojinin onlara sunduğu cihazlarla arkadaşlık yapıyorlar. Sokak oyunlarına ve gerçek arkadaşlıklara giderek daha fazla yabancılaşıyorlar.
Anne-babalar ise bir taraftan iş yaşamının getirdiği gereklilikleri karşılamaya çalışırken, diğer yandan da alışveriş, temizlik yemek yapımı, çocukların ödevleri gibi ev yaşamının gereklerini yerine getirmeye çalışıyorlar. Kendileriyle daha az oynayan, daha az iletişime giren, gezmeye gitmek deyince alışveriş merkezine gitmeyi anlayan, ödül olarak fast food restoranlarına götürdükleri çocuklarının davranışlarından rahatsız oluyorlar ama tüm bunların teknolojinin ve kentleşmenin bir sonucu olduğunu düşünüyorlar.
Çocuklarımızın bizlerden, gerçek arkadaşlıklardan, doğadan kopmasının önemli bir nedeni elbette teknolojinin çok hızlı bir biçimde evlerimize girmesi. Ancak unutmayalım ki buna izin veren bizleriz. Henüz konuşmayı tam olarak öğrenememiş çocuklarımızı ve hatta bebeklerimizi susturmak için telefonlarımızı kullanıyoruz. Çocuklarımıza bisiklet yerine tabletler alıyoruz, onları parka ya da pikniğe götürmek yerine alışveriş merkezlerine götürüyoruz, birlikte aile olarak yemek yiyebileceğimiz restoranlar yerine ya fast food restoranlarını ya da tabletlerde kulaklıklarla çizgi film hizmeti veren restoranları tercih ediyoruz. Eve girdiğimiz anda televizyonu açıyoruz ve yatarken kapatıyoruz. Onları kitaplara karşı ilgisizlikle suçlarken, bizler kitap okuyarak onlara model olmuyoruz.
Bu durumu değiştirmek anne-babalar olarak bizlerin elinde. Teknolojiyi bilinçli tüketmeliyiz, teknolojinin sunduğu eğlence ortamını çocuklarımızın elinden almadan önce onlara alternatif eğlenceler sunmalıyız, çocuklarımıza davranışlarımızla model olmalıyız, parkta, piknikte kısacası doğal ortamlarda onlarla birlikte olmalıyız ve kaliteli zaman geçirmeliyiz. Unutmayalım onlar, anne- baba olmayı bizlerden öğrenecekler.