Özel Flavius Polikliniği
Terlemede en sık karşılaşılanı koltuk altı, ayakaltı ve avuç içi gibi bölgesel olan tipidir. Bölgesel terleme probleminin neden kaynaklandığı bilinmemekle beraber, genetik özelliklerin önemli olduğu düşünülmektedir. Bölgesel terleme problemleri ter bezlerinin ekrin tipinin aşırı terlemesidir ve bu tip bezlerde daha çok koltuk altı, yüz, eller ve ayakaltında bulunur. Bölgesel terleme şikâyeti olanların yaklaşık %50’sinde sorun koltuk altı terlemesi şeklinde olup, daha az sıklıkla yaşanan bölgesel terleme sorunu ise yüz terlemesidir. Diğer aşırı terleme şekli ise daha az karşımıza çıkan genel vücut terlemesidir. Genel vücut terlemesi genellikle çeşitli hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu hastalıklar arasında guatr olarak bilinen tiroid bezinin aşırı çalışması, şeker hastalığı, enfeksiyonlar, şişmanlık sıklıkla bilinen nedenlerdir. Bunun dışında gebelik dönemlerinde daha az sıklıkla görülen terleme sorunu ise yüz terlemelerinin eşlik ettiği, acılı veya baharatlı yemenin artırdığı terleme problemlerini oluşturmaktadır.
Birçok neden terleme problemini uyararak terlemenin normalin çok üzerinde gerçekleşmesine neden olabilir. Egzersiz, sıcak ve soğuk ortamlar, alkol, kahve ve çay tüketimi, sigara, acılı ve baharatlı gıdalar, stres, korku, panik, ani duygusal dalgalanmalar, günün ilerleyen saatleri terleme problemlerini artıran nedenlerdir.
Aşırı terleme problemi ister bölgesel, isterse genel hangi türde olursa olsun, aşırı terleyen kişinin iş ve sosyal yaşamında büyük sorun yaratmaktadır, hatta bu kişiler günlük aktivitelerinde sıkıntıya girebilmektedirler. Aşırı terleme probleminde ter koku ihtiva etmez, ancak terin cilt yüzeyinde uzun süre kalması sonucunda bakterilerle buluşup kokuşmasından kötü kokular ortaya çıkmaktadır.
Bölgesel terleme problemlerinde tüm tedavilerin başarısız olduğu durumda, yıllardan beri yüzde, ensede, ayaklarda; çocuklarda kas spazmlarında kullanılmakta olan ve cilt içerisine enjekte edilen BOTOX uygulaması devreye girmektedir. Botox; çok ufak dozlarda cilt içerisine enjekte edildiğinde, aşırı terlemeye neden olan ekrin ter bezlerini uyaran sinirlerin etkilerini yavaşlatarak aşırı terlemeyi kontrol altına alabilmektedir. Botox sinek ısırığı şeklindeki minik enjeksiyonlar ile, anestezi gerektirmeyen ve kişinin sosyal hayatını etkilemeyen, birkaç dakikalık tedaviyle gerçekleştirilmektedir. Uygulanan miktarın dozu ise terleme probleminin büyüklüğüne göre uygulamayı yapan hekim tarafından ayarlanmaktadır. Uygulamadan sonra 1 – 2 hafta içerisinde beklenen etki görülmektedir. Elde edilen etkinin yaşam süresi ise 4 ile 8 ay ile sınırlıdır. Bu süreden sonra etkisi yavaş yavaş ortadan kalkmaya başlar. Etki ortadan kalktıktan sonra tekrar Botox yapılmaz ise tedavinin etkisinin devamlılığı söz konusu olmaz ve tedaviden önceki duruma dönülür. Botox dokunma ve ağrı duyularını olumsuz bir şekilde etkilemez. Genel terleme problemlerinde ise bu hastalıkların tedavisi ile birlikte aşırı terleme ortadan kalkar.
Her tedavinin, minimalde olsa küçük oranda yan etkileri olabilir. Botox enjeksiyonlarının sadece cilt içerisine yapılması yalnızca ter bezlerini uyaran sinirlerin çalışmasını yavaşlatmakla sınırlı kalır. Klinik çalışmalarda bu uygulamaları yaptıran kişilerin binde yedisinde omuzlarda orta derecede kuvvet azalması görülebilmekle birlikte; bu şikayet oluştuğunda ise istenmeyen bu etki uzun sürmemiş ve tedaviye gerek kalmadan kendiliğinden kaybolmuştur.
Alüminyum Klorit içeren roll on ya da bazı gazlı deodorantların kullanımı mümkün, ancak bu kozmetik ürünlerin tedavi değeri yoktur, sadece 6 – 8 saat için terlemeyi azaltabilmektedirler. Pratik ve her an kullanılabilir olmakla beraber BOTOX tedavisiyle birlikte kullanılabilirler ama Botox uygulamasının birinci gününde olmamak koşuluyla. Fakat Botox uygulamasından hemen sonra irritasyona neden olabileceğinden birkaç gün kullanılmaması önerilmektedir.
Iontoforezis su banyosu içerisinde zayıf elektrik akımı mekanizması düzeneği ile çalışır, elektrogalvanik banyo olarak da adlandırılabilir. Aşırı terleyen el veya ayaklar iontoforezis uygulanan suyun içerisine batırılmaktadır. Buradaki elektrik uyarılı partiküller=iyonlar ter bezlerinin etkisini baskılamaktadır. Etkisi 3-4 gün sürer ve sürenin uzaması için uygulamanın tekrarlanması gerekmektedir.
Çeşitli ilaçlar ter bezlerini uyaran sinirlerin çalışmasını yavaşlatarak etki göstermektedir. Bu ilaçların olumsuz etkisi vücutta tümüyle sinir sistemini etkilemeleridir ve bu ilaçların ağız kuruluğu, baş dönmesi, kabızlık gibi değişik yan etkileri olduğundan genellikle tavsiye edilmemektedirler.
Cerrahi kalıcı bir çözüm sağlayabilir ama ciddi yan etkileri de ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca genel anestezi riski söz konusudur. Cerrahi yaklaşım özellikle diğer tüm uygulamaların yanıt vermediği durumlarda başvurulmakta ve değişik cerrahi yöntemler uygulanmaktadır.
Sempatektomi ile ter bezlerini uyaran sinirler kesilmekte ve 1-2 yıl sonra yine terleme problemi gelişebilmektedir.
Küretaj işleminde ise ter bezlerinin çıkarılması sağlanmaktadır ancak bu tedavide iyileşmesi güç yaralar ortaya çıkabilmektedir.