Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi
İmmünoloji ve Alerji AD Öğretim Üyesi
Beklenmedik reaksiyonlar; ilaçların yan etkileri içinde yer almaz. Kişinin vücuduna alındıktan sonra ilaçlar vücutta kimyasal bir takım değişikliklere uğrar ve o ilacın kendi hali veya vücutta değişikliğe uğramış şekline karşı vücudumuzda immünolojik bir reaksiyon gelişir. Vücudumuz söz konusu ilacı bir yabancı gibi algılamaktadır ve vücudun savunma mekanizmaları olan bir takım hücreler veya sıvısal maddeler o ilaca veya o ilaç moleküllerine karşı reaksiyon geliştirmektedirler.
Dolayısıyla ilaç alerjisi beklenen bir durum değildir. Dolayısıyla hekim olarak bir ilaç hastaya veya kişiye verildiğinde ya da kişi olarak o ilacı aldığında bu ilacın alerji yapıp-yapmayacağını önceden bilebilmek imkânsızdır.
İlaç alerjileri her yaş grubunda, her cinsiyette ve herkeste görülebilmektedir. Çocukluk yaş grubunda da, ileri yaş grubunda da görülebilmektedir.
Birey olarak herhangi bir ilaç ilk defa vücuda alındığında da o ilaca karşı reaksiyon gelişimi mümkündür ya da aralıklı olarak kullanılan ilaçlarla da alerji durumu meydana gelebilir. Genellikle ve sıklıkla, aralıklı olarak sık sık kullanılan ilaçlar çoğunlukla alerjiye yol açmaktadır. Örneğin; düzenli olarak kullanılan bir tansiyon ilacı ya da bir şeker ilacı kişide çoğunlukla alerjik reaksiyona yol açmaz.
Sık sık başvurulan, ara ara alınan ilaçlar kişilerde ilaç alerjisine yol açmaktadır. Çünkü vücuttaki mekanizmalar ilaçla her karşılaşmada vücut (immünolojik hücreler) onu biraz daha tanımaktadır ve bir noktadan sonra kişide reaksiyon ortaya çıkmaktadır. En sık alerji görülen ilaç gruplarına örnek olarak, penisilin grubu antibiyotikler bilinmektedir ama başka grup antibiyotikler de alerji yapmaktadır. İkinci grupta alerji yapan ilaçlardan ağrı kesicilerde alerji görülmektedir. Bazen mide rahatsızlıkları için alınan ilaçlar ya da anestezi sırasında alınan ilaçlar alerjiye yol açabilmektedir. Aralıklı alınan bir ağrı kesici herhangi bir yaşta alerjik reaksiyon geliştirebilmektedir. Endişe edici olan şey; alerji tablosunun ne zaman yaşanacağının bilinmemesidir. Dolayısıyla çok fazla sayıda ilaç kullanmak alerji riskini artırmaktadır.
Risk Faktörleri...
Çok fazla ilaç kullanma gereksinimi olan durumlarda ilaç alerjisi biz biraz daha fazla görülmektedir. Yine riskli gruplar olarak, alerjik astımı olan hasta gruplarında ilaç alerjisi daha ağır seyredebilmektedir. Besin alerjisi olanlar, en önemlisi daha önce herhangi bir ilaca karşı alerjik reaksiyon gelişen kişilerde, başka ilaçlar açısından alerji riskini oluşabileceği dikkatlerde bulunmalıdır.
Belirtiler...
Eğer kişi tablet şeklinde bir ilaç kullanılıyorsa, o ilacı aldıktan sonra genellikle ilk yarım saat veya bir saat, en geç de iki saat içerisinde bazı belirtiler vermesi gerekmektedir. Kişiye iğne şeklinde bir ilaç uygulanmışsa, enjekte edilen ilaçlar daha hızlı kana geçtiği için alerjik reaksiyon da daha hızlı olmaktadır. Yani 15-20 dakika, en geç yarım saat içerisinde ilaç alerjilerinin belirti vermesi beklenen durumlardır.
Sıklıkla ciltte kaşıntı ile birlikte kurdeşen dediğimiz kırmızı kaşıntılı döküntüler, göz çevresi ve dudaklarda şişme, ödem ortaya çıkabilmektedir. Nefes darlığı eğer astımı varsa çok daha kötüleşme söz konusudur, ama astımı ve herhangi bir nefes darlığı şikâyeti yokken, ilacın alınmasından sonra birden ciddi bir nefes darlığı, boğazda sıkışma, tıkanma hissi, yutma güçlüğü (tükürüğünü dahi yutamama), ses kısıklığı, bazı hastalarda ciddi karın ağrısı, ishal gibi belirtiler ve tansiyon düşüklüğü, baş dönmesi, baygınlık hissi, göz kararması, fenalaşma ve bilinç kaybı olabilmektedir.
İlaç alerjilerinin gerek hekimler, gerekse de yaşayan kişiler için en korkulan şekli, alerji şoku denilen anafilaksinin gelişmesidir. Bu korkulan bir durumdur. O nedenle, daha önce benzer bir reaksiyon yaşayan hastanın mutlaka bir daha reçete edildiğinde hekimine bu durumu söylemesi gerekmektedir.
İlaç alerjisi çok ciddi bir durumdur ve ağır sonuçlara yol açabilir. Bir kişide bir ilaç ağır sonuçlara yol açmışsa, o ilacı o kişi tekrar kullanamaz. Birçok hasta “ilaç alerjisinin tedavisi yok mu” şeklinde hekimlere soru sormaktadır. Direkt anlamda hekimlerin elinde ilaç alerjisine karşı mucize bir şey çözüm yoktur. Yani bir şey yapalım ve siz o ilacı kullandığında, kişiye de hiçbir şey olmasın. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir durum söz konusu değildir.
Eğer bir ilaca karşı alerjik bir reaksiyon gelişmiş ise, ilacın içildiği ilk yarım saat veya bir saat sonra yaygın kaşıntı, nefes darlığı, tansiyon düşüklüğü, fenalık gelişmiş ise acil servise gidilmelidir, acil serviste müdahale sonrası vücut fonksiyonları gözden geçirilerek gerekli düzenlemeler yapılacaktır.
Alerji yapan ilacın ne olduğu konusunda acil servis hekiminden bilgi alınabilir. Ya da kişinin kendisi biliyorsa mutlaka o ilacın adı bir yere kişi tarafından not edilmelidir.
Bir kere bir alerjik reaksiyon oluşmuşsa, hangi ilacın yol açtığının bulunması gerekmektedir. Alerji olan kişi bazen aynı anda birden fazla ilacı içmiş olabilir ve bunlardan hangisinin alerji yaptığını hekimlerin tespit etmesi gerekmektedir. Diğer bir husus ise, o ilacı tespit ettikten sonra aynı ilacı bir daha kişi kullanamaz ve hekimler alerji yapan ilaca alternatif ilaçlar bulmak zorundadır. Alternatif ilaçların hangilerinin olabileceğini alerji uzmanları yaptıkları bazı testler sonucunda hastalarına söyleyebilirler ve o ilaçların kullanılmasını öngörebilirler.
Buna karşın alerji yaptığı belirlenen ilacın hasta tarafından mutlaka alınması gerekiyorsa, örneğin onkoloji (kanser) hastası bir kişi düşünelim ve o grup hastalıklarda çoğu ilaçlar kişilere damar yolu ile yapılmaktadır ve o ilaç kişide alerjik reaksiyona yol açabilir, ama o ilaç tedavi için çok temel ve kaçınılmaz. Böyle bir durumda hastane şartlarında bir alerji uzmanının gözetiminde, çok düşük dozlardan başlayarak, yavaş yavaş dozu artırarak bir çeşit duyarsızlaştırma tedavisi ile bu alerjik ilaçların kullanımı sağlanabilmektedir. Bu örnekte anlatılan kanser ilaçları 2 veya 3 hafta aralıklarla yapılan kürler halinde uygulanmaktadır. Bir kürün kontrollü olarak yapılabilmesi ve hasta tarafından tolere edilebilmesi gelecek kürde de uygulanabilir olmasına rağmen hastanın söz konusu ilacı tölere edip edemeyeceği maalesef yine bilinmeyen bir gerçektir. Özetle alerjik ilaç durumlarında alınması kesinlikle gereken bir ilaç içi alerji uzmanı gözetiminde yavaş yavaş uygulama yapılması gereken yoldur.
Mutlaka alınması gereken ilaçlarda bir alerji uzmanı gözetiminde o ilaç kişiye verilmektedir. Bir ilacın alternatifi varsa, örneğin; ağrı kesici alerjisi söz konusu olduğunu düşünelim. Alerji yapan ilaç hangi grup ağrı kesici ise moleküler, kimyasal yapısı birbiri ile benzeyen o gruplar dışında olan, alerji yapan kimyasal maddeye benzemeyen kimyasal maddede bir ilaç alerji kliniğinde test yapılarak yavaş yavaş, hatta uygulayarak alerji yapmadığı kanıtlanarak kişiye verilebilmektedir. Bir ilaç herhangi bir kişide alerji yaptıysa; o ilacın ismi, kutusu bir şekilde kişi tarafından saklanmalıdır ve bu bilgi kişinin daima yanında bulunmalıdır. Daha sonra bir alerji hekimine başvurulduğunda o bilgi hekim için önemli bir referans olacaktır. Planlanacak ilaç tedavilerinde ise önemli bir yol gösterici olacaktır.