Türkiye Sağlık Hizmetleri Kalite ve Akreditasyon (TÜSKA) Başkanı
Sağlık Bakanlığı Pandemi Bilim Kurulu Üyesi, Ağız-Diş-Çene Cerrahisi Uzmanı
Ağız ve diş enfeksiyonlarının artması dışında özel olarak her alana ait bir şey söylemek çok zor. Asıl sonuçlar uzun dönemde görülecek. Literatür hızla bilgileri ortaya koymaktadır ve en az 6 aydan sonra daha kesin bilgiler verilebilir. Ama toplumun ağız ve diş sağlığı ile ilgili ciddi sorunlarla yüzleştiğini ve bu sorunların etkilerinin yaşanacağını şu an için öngörmek mümkündür.
Diş hekimi hizmetlerinin hastalara çok yakın mesafelerde çalışma ile veriliyor olması ve aerosol dediğimiz partiküllerin ortamda çok fazla olması gerçekten hem hastaları, hem de hekim ve yardımcı personelleri çok tedirgin etmiştir. Dünyada uygulanan koruma yöntemlerini ülkemizdeki sağlık kuruluşları büyük bir hassasiyetle uygulayarak öncelikle acil tedaviler başta olmak üzere ötelememesi gereken tedaviler yapılmıştır. Pandemi süresince bekleme salonlarından tedavi odalarına, ameliyathanelerden radyoloji ünitelerine kadar her yerde koruma önlemlerinde maksimum düzeyde koruma ve korunmayı öngören değişiklikler yapılmıştır. Bu önlemler sayesinde güvenli bir şekilde çalışmalar sürdürülmeye çalışılmıştır. Odaların dezenfeksiyonu ve aerosolden arınması için randevular arasındaki süre uzatılmıştır ve bireyler arasında sosyal mesafe kuralı uygulanmıştır. Kişisel koruyucu ekipman tanımı değiştirilmiş, eskiden cerrahi maske kullanırken şimdi tedavilerde aerosolün saçıldığı işlemlerde N95 maske kullanımına geçilmiştir.
Rutin diş hekimliği ziyaretleri, ağız kanserleri teşhisinde hakikaten çok önemlidir. Ağız kanserlerinin %44’ü diş hekimliği muayenesinde ortaya çıkmaktadır. Bu muayeneler sonucunda erken teşhis de sağlanmaktadır. Erken teşhis hastaların sağ kalım ve yaşam kalitesini çok önemli ölçüde etkilemektedir. Pandemi sürecinde muayenelerin ötelenmesi ile teşhis konmada gecikmeler oluşmuştur. Hollanda’da yayınlanan bir raporda pandemide ağız kanserlerinin daha az görüldüğü belirtilmiştir. Aslında burada az görülmesinden kasıt az teşhis edilebilmesidir. Rutin diş sağlığı kontrollerine gidilmemesinin en önemli etkilerinden biri ağız kanseri teşhisinin geç konulmasıdır
Kovid19 pandemisine bağlı kapanma döneminde ağız ve diş sağlığı tedavileri için acil tedaviler listesi yayınlanmıştır. Sadece bu listedeki tedavilerin yapılması istenmiştir. Artık bu tedaviler öncelikli olmak üzere diğer tedavileri de pandemi süresince yapılmaya çalışılmıştır. Bu yayınlanan hizmetlerin tüm dünya ile paralel olacak şekilde dörtte üçü cerrahi hizmetlere aittir. O yüzden de çene cerrahisi, eklem çıkığı, hava yolu açıklığını tehdit eden apseler, bunların dışında kanamalar, tümörler gibi tedavi gerektiren hizmetlerin devam etmesi kaçınılmaz olarak sürdürülmüştür. Bu sebeple çene cerrahisi klinikleri çok hızlı bir şekilde organize olmak zorunda kalmışlardır. Koruma önlemlerini çok ciddi oranda arttırılarak en başta yaşanan panik havası çok kısa bir sürede dağıtılmıştır. Eğitim süreçleri de sıkıntıya girmiştir ve 4 sene içerisinde bitirilmesi gereken çene cerrahisi ihtisası sürecinde hasta sayısının azaltılması sebebi ile eğitimde de kısıtlanmalar yaşanmıştır. Dolayısıyla eğitimle ilgili çok ciddi değişiklik ve yeniliklere gidilmesi gerekmiştir.